Zanka

Saat 22: 47 uyumaya gittiğim yatak tabutum. Saat 00: 43 hâlâ uyku tutmadı. Müzik dinle, Tolstoy'un itiraflarıma bak biraz da şairliğe soyun derken saat  01: 01 ...

Sosyal medyaya baktığım gibi gördüğüm şey, yine keşke yaşanmamış olsa dediğimiz bir şey. Bir zavallı herif, görme engelli karısına çocuklarının gözleri önünde bayıltana kadar şiddet uygulamış. Kadın yerde baygın yatıyor. Çocuklar ağlıyor, birini yaşadığı şokla, kalp sancısıyla bir eli karnında diğeri ağzına doğru, arkası dönük ( ve muhtemelen gözyaşları içinde) kapıdan dışarı çıkarken görüyoruz. Biri geriden çıkıyor, elindeki sopa- fırça benzeri bir şeyle annesini bu hâle getiren adama yöneltip vuruyor.
O sırada  kameraya çekene doğru gidiyor adam ve çığlıklar yükseliyor, dövüyor çocuğu belli. Bir çocuk da  "s.... r   git, eğer anneme bir şey olursa" diyor ve video orda bitiyor.

Nasıl kalbim acıyor nasıl ?!
Ne şekilde ifade edebilirim bilmiyorum fakat bildiğim şey, ağlıyor, feryad ediyor kalbim.

Yerdeki kadının özel gereksinimleri olsun olmasın başına gelen vahşet hiçbir şekilde kabul edilemez. Evet bu bir vahşettir !

Peki ya o çocuklara yaşattığı travma, bunun izleri geçer mi? Hangi doktor hangi psikolog bu görüntüyü hafızalarından silebilir. Gelişim süreçlerinin hassas oldukları dönemde kimbilir bu zamana kadar neler gördüler, neler yaşadılar. Altından taciz, tecavüz de çıkarsa hiç şaşırmam. Ne acı !

Umarım anneye bir şey olmamıştır.

Bu ülkede kadın katliamı var. Ve ısrarla altını çizerek belirtiyorum ki;  İstanbul Sözleşmesi'ni eleştiren insanlar gerici ve cahildir !

Çıkmış bir dengesiz de hâlâ İstanbul Sözleşmesi' ni savunanlara fahişe diyor.

Ah  be  şuursuz ; " insan yakan bir cani, çocuk tecavüzcüsü bir sapık ya da kadınları öldüren bir katil olacağıma fahişe olurum- oluruz daha iyi ..

Kadın cinayetlerinde haksız tahrik, iyi hâl ve pişmanlık başlığı ile faaile verilen ceza indirimlerinin kaldırılmasını öngören kanun teklifi sekiz yıldır meclisten geçmiyor.

Otizm Eylem Planının akıbeti belli değil.


Hayvan hakları yasası ne oldu?

Meclisten halkın lehine hiçbir yasa çıkmıyor ama sosyal medya düzenlemesi bir gecede onaylanıyor.

Burası adil değil, onu görüyoruz !

Varsa bir ilahi adalet hakkımı helal etmiyorum.


Tolstoy,  İtiraflarım'da ;
" her şey boş ve ölüm yaşamdan çok daha iyi. İnsanın yaşamdan kendini mutlaka kurtarması gerek. Hiç doğmamış olana ise ne mutlu " diyor.

Bu çağda şahit olacaklarımın önceden senaryosu verildi mi, bilmiyorum ?
Keza hiç doğmamış olmayı dilerdim olanlar karşısında.....



Bu içeriğe emoji ile tepki ver
81