Zanka

Bu köşeyi bu sefer ve bu anlamlı tarihte Cumhuriyet değerlerine en fazla sahip çıkan ya da çıkması gereken bir siyasi parti olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açık bir mektup yazarak değerlendirmeyi düşündüm.

Sn. Kemal Kılıçdaroğlu,

Öncelikle Cumhuriyet Bayramınızı kutlayarak mektubuma başlamak istiyorum. Teknolojik imkanların geliştiği günümüzde size sadece yazmakla kalmayıp mektubu okumak suretiyle sesimi de duyurabilmek istedim. Bu mektubun sadece benim sesim değil, binlerin ve hatta milyonların duygularına tercüman olduğunu düşünüyorum. O yüzden size bu kanaldan ve bu anlamlı günde seslenmek istiyorum.

18 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili, 10 yılı aşkın bir süredir ise CHP’nin genel başkanlığı görevini üstleniyorsunuz. M. Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin 7. Genel başkanısınız. 2002 yılında İstanbul Milletvekili olarak başladığınız vekillik görevini İzmir Mv olarak sürdürüyorsunuz. İki yıl öncesine kadar parlamenter sistemin olduğu yıllarda gerek Mv.olarak gerekse 2010’dan beri yaptığınız genel başkanlık görevinde önemli işlere imza attınız. Demokrasi arayışı adına Adalet Yürüyüşü’nü başlatmanız, Millet İttifakı sağlama konusundaki çalışmalarınızı takdirle karşıladık. Üstelik Genel Başkan olduktan bir yıl sonraki seçimlerde CHP’nin oyunun yüzde 5 civarında artmasını sağladınız. Yıllardır sağ tabanlı iktidar ve koalisyon partilerinin oluşturduğu iktidar dönemlerini göz önüne aldığımızda bu oran hiç de azımsanacak bir oran değildi. Ancak zaman içinde CHP’nin oy oranının farkedilir düzeyde yükselmediğini hatta bazen düşüşe geçtiğine tanık olduk. Siz şu ana kadar, Olağanüstü bir kurultayı saymazsak, beş kurultaydan da genel başkan seçilerek çıktınız. Ancak dokuz seçimden de yenilgiyle çıktınız. Her defasında umut ettik. Her geçen seçimde sadece CHP’liler olarak değil, ülkemizde yaşanan yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik ve demokrasiye muhtaç insanlar olarak her yaklaşan seçimlerde daha çok umut ettik. Ama nedense umut ettikçe umutlarımız daha çok kırıldı. Hatta 2015 Genel Seçimlerinden sonra, “Seçimin kazananı demokrasi, mağlubu ise Cumhurbaşkanıdır” demiştiniz. Eğer öyleyse şimdi size sormak isterim, beş yıldır ülkemizde demokrasiyi yaşayabildik mi? Demokrasi arayışı için Adalet Yürüyüşü yapmanız önemli bir eylem olmakla birlikte ülkemize adaleti tecelli ettirememiştir. Halen onlarca düşünce suçlusu cezaevindedir ve yüzlercesi girip çıkmıştır örneğin. Çünkü CHP vaat ettiği gibi, genel seçimlerde koalisyon ortağı olacak bir orana ulaşamamaktadır. Ulaşsa bile kendi beyanınızla açıkladığınız seçim sonuçlarından memnun olduğunuza dair ifadeler gelmektedir.

CHP’nin vaat ettiğine göre adalet, siyasi ve ekonomik istikrar ancak parlamenter sistemle gelecektir. Bu da olmamıştır. Çünkü CHP, genel seçimlerde koalisyon ortağı olacak bir orana bile ulaşamamaktadır.

Sn. Kılıçdaroğlu, Yurdumun insanı özellikle son yıllarda neden ülkesini terk etmek istemektedir? Yurdumun genci neden tek çareyi yurtdışında okumakta seçmektedir? Yurdumun bir kısım halkı olağan bir seçim halinde neden hala iktidar partisine alternatif bir parti görmemektedir? Üstelik ekmeğin askıya düştüğü, ekonomik krizin pandemi dönemiyle iyice dibe vurduğu bu dönemde? Hele ki 21. Y.Y’ın ilk çeyreğini tamamlayacağımız şu dönemde! Anketlere göre CHP’nin oy oranının hala yükselmemesi normal midir? Bazı gazetecilerin dediği gibi, halktaki bu öğrenilmiş alternatifsizlik sizce neden doğdu? İnsanlar niye öğrenilmiş çaresizlik haline büründü? Acaba seçimlerde sizin için kullanılan o sloganın hakkını verememiş olabilir misiniz? Hani “Anadolu’nun Kemal’i” demişlerdi sizin için! Sadece üç büyük şehri değil, diğer büyükşehirleri de; Anadolu’yu, Doğu’yu, Güneydoğu’yu gezdiniz mi? Her bölgeye ait milletvekilleri ne gibi çalışmalar yaptı? Projelerinizi, memleket için üreteceğiniz sosyal politikaları bölge halkları biliyor mu? Yoksa sadece çoğunluğun yaptığı gibi siz de seçimlere çeyrek kala mı çıkıyorsunuz halkın karşısına? Bu, ne kadar inandırıcı oluyor sizce?

Siz, Atamın kurduğu siyasi partinin genel başkanı olarak altı ilkeye sonuna kadar ve hakkını vererek bağlı olmaya sorumlusunuz. Diğer siyasi partileri eleştirmiyorum artık. Eleştirmenin anlamsızlığını anladım. Çünkü her birinin yapısı, ideolojisi, özü belli. Ancak ben inandığım öze sahip bir siyasi partinin hem üyesi hem de gönülden bağlı bir yurttaşı olarak genel başkanını, milletvekillerini ve genel olarak örgütünü eleştirmeyi kendimde hak görüyorum. Bu arada siz de eleştirdiğiniz tavırları kendiniz yaparsanız hiçbir inandırıcılığınız kalmaz. Biz Atatürkçü ve laik bir siyasi partiyiz, diyebiliyorsanız ve en başta iktidar partisi Ak Partiyi kınıyorsanız, CHP içindekilerin hepsinin Atatürk ilkelerine bağlı olduğundan emin olmalısınız. Terör örgütüyle organik bağını koparamamış siyasi parti ya da kişilere karşı tavrınızı net olarak ortaya koymalısınız. Ama yaptığınız bazı stratejik hatalar yanlış bir imaj edinmenize neden oluyor. “Ne şiş yansın, ne kebap” tavrı şu ana kadar başarılı olmanızı sağladı mı? Bunu en açık şekilde 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük! Son yerel seçimlerde kazandığınız başarıyı elbette takdir ediyorum. Ancak biliyorsunuz ki, belediye seçimlerindeki başarı daha çok adayın çalışmasına bağlıdır. Genel seçimlerdeki başarı ise bizzat genel başkanın çalışması ve örgütünü çalıştırmasına bağlıdır!

Sayın Kılıçdaroğlu, sadece eleştirerek kazanabildiniz mi, on yıldır herhangi bir başarı sağlayabildiniz mi? Grup toplantılarında çok güzel konuşuyorsunuz ama o konuşmalar nereye gidiyor sizce? Hepsi rüzgar misali esip geçmedi mi? Benim size naçizane tavsiyem, eleştirmek ve iktidar partisini kötülemek yerine sosyal politikalar üretin, halka karışın ve halkla paylaşın. Derdinizi anlatın, kendinizi tanıtın. Evet, belki şaşırdınız ama halk sizi bilse bile vekillerini bilmiyor, tanımıyor! Bunu gözlemlerimle ve yaptığım araştırmalarla söylüyorum. Örnek vermem gerekirse, yaklaşık yüz İzmirliden 80 ila 90’ı vekillerinin hepsini tanımıyor, en azından isimlerini sayamıyor. Sizce neden? CHP’nin kalesi olan ve sizin de vekil olduğunuz İzmir’de bile böyleyse diğer illeri gayri siz düşünün!

Evet, biz düşünmekten bıktık. Ülkenin sorunlarıyla uğraşmaktan bitap düştük. Kısır siyasi çekişmelerden, her gün haberlerde izlediğimiz ve duyduğumuz kadın cinayetlerinden, çocuk istismarı ve tecavüzlerinden, tarikat ve cemaatlerin dinci eylemlerinden, silahlandığına dair söylentilerden ne huzurumuz kaldı ne de geleceğe dair güvenimiz! Hollanda’da bile Atatürk ders olarak öğretilirken, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde ders kitaplarından kaldırılıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ve ne hissediyorsunuz? Artık siz düşünün ve lütfen düşünmekle kalmayıp icraata geçmenizi rica ediyorum. Son kurultay sonrasında “Adım Adım İktidara” sloganıyla hareket edeceğinizi söylediniz. Adım adım değil, gerekiyorsa koşa koşa gelin. Elinizden geldiğinin de ötesini yapın. Hep dile getirdiğiniz gibi demokratik yollarla mücadele edin ve gelecek seçimlerde iktidarın yalandan değil, gerçek adayı olun! Aksi takdirde sizin partinizde size karşı oluşturulmuş bazı yapılara zemin hazırlayacaksınız. Ve gerçekten çalışan o yapılar gün gelecek genel başkanlığı sizden alacaklar.

Size değerli başkanım, diyerek hitap etmek istiyorum. Çünkü siz çok değerli bir siyasi partinin başındasınız. Ve bu öğrenilmiş çaresizliği kırmak sizin elinizde. Öğrenilmiş çaresizliğin gerçek çaresi olun ki, Cumhuriyet’in 100.yılına üç kala gerçek aydınlanmaya ulaşacağımız 2023’de tarihe isminizi altın harflerle yazdırın. Bunu canı gönülden istediğimi bilin lütfen.

Atamın Gençliğe Hitabesindeki seslenişinde, muhtaç olduğum kudretin her Türk istikbalinin evladı gibi damarlarımdaki asil kanda mevcut olduğunun farkındayım ve bu farkındalıkla mektubuma son veriyorum. Sizden istirhamım, sözün özü olarak ya kazanmaya yemin edin ya da görevinizi terk edin. Bilgilerinize arz eder saygılarımı sunarım.

 

***

Değerli Zanka okuyucuları,

Bu köşeyi bu sefer ve bu anlamlı tarihte Cumhuriyet değerlerine en fazla sahip çıkan ya da çıkması gereken bir siyasi parti olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açık bir mektup yazarak değerlendirmeyi düşündüm. Mektubumu ister okuyabilir, isterseniz aşağıda verilen adresteki YouTube kanalımdan da sesli olarak dinleyebilirsiniz. Tüm okuyucularımız ve izleyicilerimizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlar, aydınlık bir Türkiye’de nice bayramlar kutlayabilmeyi dilerim.

https://www.youtube.com/watch?v=65BWrHebzC0&t=43s

 



Bu içeriğe emoji ile tepki ver
1