Zanka

RTÜK’ün yaptığı son düzenleme ile dijital platformlar üzerinden yayın yapan Netflix, Puhu Tv, Blu Tv gibi yayıncıları denetime almasının yankıları ve tartışmaları devam ediyor… Bu kez ise RTÜK’ün o denetim kapsamında sosyal medya hesapları olup olmadığı gündemde. RTÜK üyesi Bildirici’nin kendi sitesinde kaleme aldığı yazı, yeni yönetmeliğin gerçeklerini ortaya koydu…

RTÜK üyesi ve medya ombudsmanı Faruk Bildirici, internet üzerinden yayın yapan kanallara RTÜK denetimi getirilmesini dair eleştirilerini sürdürüyor.

Kişisel internet sitesi üzerinden RTÜK denetimi ile ilgili olarak bir değerlendirmede bulunan Bildirici, "Ankara Barosu tarafından, 'Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınların internet ortamından sunumu hakkında yönetmelik' hükümlerinin iptali için Danıştay’da dava açılması haklı gerekçelere dayanıyor. Bu düzenleme ile 'ifade, haber alma ve verme özgürlüğüne doğrudan müdahale oluşturulduğu, bireylerin tercih hakkının önüne geçilerek kontrolün kamunun denetimine aktarıldığı' görüşüne katılıyorum" ifadesini kullandı.

KİŞİSEL SOSYAL MEDYA HESAPLARINA MÜDAHALE RİSKİ

Arkadaşlarıyla birlikte yönetmelik hakkında incelemelerini tamamladığını söyleyen Bildirici, “Yönetmelikteki, internet ortamındaki özgürlüklerin sınırlanmasına yönelik kararlara ve hukuki sorunlara yol açabilecek nitelikteki diğer hükümlere dikkat çekmek istiyorum” diyerek maddeleri sıraladı.

Bildirici yazısında şu ifadelere yer verdi:

“2. maddede bireysel iletişimin yönetmeliğin kapsamına girmediği belirtiliyor. Ancak 4. maddede bireysel iletişim, “Kişiler arası görsel-işitsel iletişimi sağlama yolu” olarak tanımlanıyor. Bu eksik ve yanlış bir tanım. Zira kişisel bloglar ve sosyal medyadaki kişisel hesaplar “Kişiler arası iletişim” değil ama bireysel bir iletişim alanı.

Bu nedenle kişisel bloglar ve bütün sosyal medya mecralarındaki kişisel hesapların da “bireysel iletişim” olarak kabul edilmesi gerekir. Aksi halde bu tanım, kişisel bloglar ile Twitter, Facebook, Instagram ya da Youtube’daki kişisel hesaplardan yapılan görsel ve işitsel paylaşımların bile RTÜK denetimine sokulması gibi bir sonuca yol açabilir.

Kişisel bloglar ve sosyal medya hesaplarının tümü kontrol edilemeyeceğine, tümünden bir çırpıda lisans istenemeyeceğine göre belirli hesaplar hedef seçilerek engellenebilir ve “sansür” mekanizması gündeme getirilebilir. “İnternet ortamı” tanımı yapılırken de “sosyal medya”dan söz edilmemesi, buradaki kişisel hesapların hariç tutulduğunun belirtilmemesi bu konudaki endişeleri güçlendiriyor.”

SOSYAL MEDYADAKİ GÖRSEL VE İŞİTSEL YAYINLARA MÜDAHALE RİSKİ

“Elbette bu yönetmelik internet ortamındaki bütün görsel ve işitsel yayınları kapsamıyor. Ama yönetmelikte internet ortamındaki radyo ve televizyon yayınları konusundaki tanım “internet ortamında iletmeye özgülenmiş olması”. Bu “özgülenme”nin açık bir tanımı da yönetmelikte yok.

İnternet radyo ve televizyon yayını ile ilgili tanımlarda ise sadece “bir yayın akış çizelgesi”ne sahip olması gerektiği belirtiliyor. “Yayın akış çizelgesi” ifadesi de yeterince açık değil. Bilindiği gibi radyo ve televizyonlar 24 saat üzerinden haftalık akış çizelgesi, daha doğrusu program hazırlar ve duyurur.

Yönetmelikteki akış çizelgesi tanımında “günlük”, “periyodik” ya da “haftalık” gibi zamanla ilgili açıklık getirilmemiş olması, internet ortamındaki çeşitli mecralardan haftada bir ya da farklı zamanlarda görsel ve işitsel yöntemlerle haber, bilgilendirme, yorum, analiz programı yapan kişilerin de kapsama alınmasına olanak tanıyabilir.

Oysa internet ortamından yapılan her tür görsel ve işitsel yayın, radyo ve televizyon yayını olarak nitelendirilemez. Örneğin YouTube’dan yapılan görüntülü yayınlar, Podcast’ler, scobe yayınları klasik anlamda radyo ya da televizyon yayını değildir.

Ama yönetmelikteki bu rd-tv yayını tanımı, bu tür yayınları da kapsama alarak özgürlüklerin sınırlandırılması ve müdahale edilmesi tehlikesini getirebilir.”

HANGİ KONULARA DEĞİNDİ?

RTÜK üyesi Bildirici yazısında birçok konuya değindi ve ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

Konu başlıkları ise şöyle:

  • Mevcut medya kuruluşlarına haksız ayrıcalık
  • Lisans ücretlerinde uygulanan kriter belirsiz
  • İnternet yayınlarına aynı ilkelerin uygulanması haksızlık
  • RTÜK’te yapılanmayla ilgili hüküm yok

FARUK BİLDİRİCİ’NİN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

Bu içeriğe emoji ile tepki ver


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

<