Zanka

Danyal Kürek

Twitter


Danyal Kürek

Putinci miyiz yoksa Natocu mu? Her konuda olduğu gibi uluslararası olaylarda bile tarafımızı seçmek zorundayız. Çünkü etrafımızda öcüler ve muğlak şahıslar var. Bu şahıslar genelde beyaz saçlı ve yaşlıdır. ABD‘de gizli bir ortamda düğmelere basıp kuklaları oynatırlar.

İktidar sahipleri olduğu gibi ülkemizin bazı muhalif gazetecileri ve yazarları bile bize dünyadaki durumu bu çerçevenin etrafında anlatırlar. Zihnimizde öyle bir düşünce oluşur. Bize gizemli ve karanlık bir dünya ima edilir, iddia sahipleri kendilerini ayrıcalıklı fikir sahibi sanarlar. Dünyadaki gelişmeleri anlatmak için bu tarz basit şablonlar kullanmayı tercih ederler. Gerçekten dünya böyle işliyorsa Rusya‘nın Ukrayna’yı işgal etmesi, milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesi haklı bir eylem midir? “

”Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski batının kuklasıdır, zibidinin tekidir!“ diye medyamızın bazı temsilcilerinden adeta hakarete varan açıklamalara maruz kalmaktadır. Bunun arkasındaki düşünceyi çok merak ediyorum. Saldırıya uğrayan taraf bu yazarların gözünde haksızdır ve ölmeyi hak ediyordur. Rusya’yı hala eski komünist günlerinde olduğunu mu sanıyorlar acaba yoksa Putin’in buz hokeyi oynarken veya üstsüz şekilde atla gezerken mi hayran kaldıkları için mi bu görüşe sahipler? Putin seviciliğin derinliklerine inmeye kalkışırsanız bazen ilginç nedenlerle karşılaşabilirsiniz. Savaşı başlatan taraf tamamen Putin‘in Rusyası‘dır. Diyelim ki gerçekten yazarlarımızın anlattığı gibi bir durum var ortada ve Zelenski beyaz saçlı, yaşlı, kuklaları oynatan muğlak şahıslar tarafından Ukrayna‘nın başına getirildiğini düşünelim. Bu durum bir ülkeye savaş açmak icin yeterli bir gerekçe olabilir mi?

Türkiye senelerdir batılı ülkeler ve özellikle NATO tarafından üvey evlat muamelesi görmesi ve ABD‘nin doğrudan bölücü terör örgütlerine destek olması ülkemizde anti Amerikancılıiğı körükleyen unsurlar olmuştur ama bu nedenle Rusya‘nın haksız işgaline sempati duyulması hatalı bir refleksdir.

Batı‘nın değerlerine karşı olup çocuklarınızı İngiltere'de, İsviçre'de özel okullarda okutursanız, oligarklarınız Avrupa’nın en lüks muhitlerinde fink atarsa, temsil etmek istediginiz batı karşıtlığı pek samimi ve gerçekçi gelmez insana. Ne hikmetse batı karşıtliğını bayraklarına işlemiş liderler ve yakın çevresi batının nimetlerinden vazgeçemezler. O uzaktan kumanda kuklaların yönettiği ülkelerinde keyif sürmeye bayılırlar.

Putin‘i haklı bulan yazar ve yorumcular işgalin ekonomik yönlerini göz önünde bulundurmaktan ve Rusya‘nın yapısını dile getirmekten kaçınıyorlar. Sovyetler Birliği‘nin dağılmasından sonra Rusya ciddi bir travma geçirmiştir. SSCB matruşkasından birçok ülke bağımsızlığını kazanıp kendi yolunu çizmeye başladı. Bu ülkelerin arasında en avantajlı konumda olan hiç kuşkusuz Ukrayna‘dır. Yeraltı zenginlikleri, iklimsel konumu ve Karadeniz‘e bağlantısı nedeniyle Rusya için cazibeli özelliklere sahiptir.

Yüzölçümü olarak dünyanın en büyük ülkesi olmasına rağmen, Rusya ekonomik olarak dünyada sadece yeraltı zenginliği sayesinde etkin bir rol oynamaktadır. Bu durumda bu ülkenin Suudi Arabistan vari bir çizgi izlediğini görüyoruz. Rusya, Putin döneminde kapsamlı bir ekonomik program geliştirmekten mahrum kaldığını ve Gazprom dışında ses getiren bir şirketi dünya piyasasına kazandıramadiğı gibi üstüne üstlük kilit sektörleri oligarkların eline bıraktığını gözlemleyebiliyoruz. Rusya halen üretim ekonomisinden hayli uzak ve potansiyelini kullanamayan dev bir ülke pozisyonunda. 

Putin’in muhalif gazetecileri ve televizyon habercilerini gaddar bir yaklaşımla cezalandırdığını da unutmamak lazım. Kendi siyasi iktidarımızı muhalif kesime baskı uygularken eleştiriyorsak, aynı davranış biçimini yabancı devlet adamlarında görmezlikten gelemeyiz. Bunu yaparsak ilkesizliğin daniskası olur.

Ülkemizin bazı yazar ve gazetecileri anti Amerikancılık kılıfını üstüne geçirip kendilerine gayet güzel bir tezgah açmışlar. Olaylara objektif bir gözle bakmak yerine taraf tutma eğilimine girişenler var. Ukrayna tarafını seçmekte özgür bırakılmalıdır. ABD’nin emperyalizminden rahatsız olduğumuz kadar, Rus emperyalizmine göz kırparsak kendimizi büyük bir ikiyüzlülüğün içinde buluruz.

2014 yılında Kırım bölgesi işgal edildiğinde batılı ülkeler ve Nato sessiz kalmayı tercih etmişti ve bu durum pandemi nedeniyle dünyadaki daralan ekonomiyi fırsat bilip tüm Ukrayna'yı işgal etme kararında  Putin’i cesaretlendiren etkenlerin başında gelmektedir. Bunun yanında Zelenski‘nin komedyen kişiliği, klasik bir devlet adamı profiline uygun olmayan özellikleri Putin‘in işgal kararına tuz biber ekmiştir.

Bu işgalin nedeni büyük ölçüde ekonomik nedenlerden dolayı yapıldığını görmezden gelen ülkemizin yazarları Rus romantizimini bir kenara bırakıp olaylara insani ve vicdani yönden gözden geçirmelerini tavsiye ederim.

 



Bu içeriğe emoji ile tepki ver
2