\n\n\n

Zanka

Mustafa Solak

Twitter


Mustafa Solak

Bir eyleme "haklı ama desteklemiyorum" diyorsanız aslında haklı bulmuyorsunuzdur.

Diyarbakır’da anaların nöbet eylemi kafaları öyle karıştırdı ki kişi, kendisiyle çelişen cümleler kurabiliyor. Örneğin eyleme "haklı ama desteklemiyorum" diyor. Oysaki bir şeye hak verip destek vermiyorsanız, haklı bulmuyorsunuzdur. Hak veriyorsanız çekinmeyin, destek verin.

Her eylemde, o eylemin başarısından nemalanmak isteyenler var diye eylemi haksız sayarsak Gezi Ayaklanması’nı da, PKK nemalanmak istedi diye haksız saymamız gerekir. Şöyle bir muhalefet olmamalı: “Bir şey AKP'ye de yarıyorsa o eylem haksızdır veya desteklenmemelidir.” Aksine şöyle denmelidir:

“Ey AKP madem doğru bir eylemin yanındasın, o eylemin taleplerini tutarlılıkla yerine getirmezsen seni topluma teşhir edeceğim” denebilir. AKP’yi tutarlı olmaya zorlamak varken neden eylemin başarısını ona bırakalım ki!

HDP Diyarbakır il binası önünde oturma eylemine başlayan analar, HDP'nin PKK ile bağını ortaya koyuyor. O aileler HDP’li Pervin Buldan’ın yurtdışında eğitim gören çocuklarının fotoğrafını basına dağıtarak HDP’li siyasetçilerin davalarında samimi olmadıklarını gösterdi. Oğlunun HDP'liler tarafından kaçırıldığını söyleyen anne Fevziye Çetinkaya'nın kuzeni, “Diyarbakır’da genç bırakmadınız. Başlarım sizin Kürdistan davanıza. Alıştınız insanları dağa göndermeye. Size verecek çocuğumuz yok, getirin. Bunların çocukları lüks okullarda okuyor. Yeter artık toprağın altı genç doldu” dedi. İşte Türk’üyle Kürt’üyle emperyalizmin aparatına karşı mücadele.

Analar HDP önünde evlatlarını PKK'den kurtarmaya çalışıyor, bazı Atatürkçülerimiz "AKP örgütlemiştir", “AKP önünde yapsalardı polis yaka paça uzaklaştırırdı” ve "bugüne ne kadar neredeydiler!", "gülerken fotoları var" “iktidar cumartesi annelerine zorluk çıkarıyor ama Diyarbakır’dakileri ziyaret ediyor” diyor. HDP'nin PKK olduğunu, analar kapıda nöbet tutarak gösteriyorken bu anlayış HDP'yi korumaktır. Velev ki akılları şimdi yerine geldi, fena mı? Kaldı ki 2014'te 68 aile eylem, o zamanki adı BDP olan partinin önünde eylem yapmıştı.

“Neden şimdi?” diye soranlar neden PKK’ye karşı Pençe 1, 2, 3 harekatlarını ve iktidarın tekrar açılım hamlesinde bulunmayacağına dair açıklamasını görmezler?

Bunlar ailelerin HDP tarafından eskisi gibi baskı gördüklerinde devletin yanlarında olacağına dair ailelerde moral etkisi yaratıyor olabilir mi? Bu moralle seslerini daha gür çıkarabileceklerini düşünüyor olamazlar mı?

Bazı Atatürkçülerimize göre hayır. Neden? Çünkü güvendikleri, oy verdikleri kurumların yaydığı kafa karıştırıcı söylemlerden etkilendiklerinden sorularımızı, sorma ve üzerinde düşünme ihtiyacı duymuyorlar.

Diyelim ki aileleri AKP örgütledi, eylemin nesi zararlı?

AKP’nin önünde eylem yapmamaları anaların, çocuklarını kaçıranların HDP olduğunu bildiklerinden olamaz mı? AKP önünde eylem yapmamaları, bakanların nöbetteki aileleri ziyareti, eylemi haksız mı kılıyor? AKP önünde yapmayınca HDP, mağdur mu olur?

Bazı sarıklı kişiler HDP önündeki anaların eylemine katılarak dua okudular. Akil Adamlar Heyeti'ndeki Hülya Koçyiğit, Yavuz Bingöl de gitmiş ziyaretlerine. Bazı Atatürkçülerimize göre “onlar orada nasıl olurlar!”

Herkes mücadeleye kendi anlayışıyla katılır. Atatürkçülerimiz de gidip "kahrolsun PKK, kahrolsun ABD" dese fena mı olurdu! Kaldı diyenler var. Bir eyleme istemediğiniz kişiler katıldı diye, o eylemciler üzerinden bazı hesaplarını gerçekleştirmek istiyor diye eylem haksız olmaz. Örneğin Gezi Parkı eyleminde PKK, Öcalan pankartı açtı diye eylem haksız olabilir mi? PKK’nin Gezi Parkı ile başlayan Haziran Ayaklanması üzerinden hesaplarını gerçekleştirmek istemesi eylemi haksız mı kılmıştı?

Nasıl ki işçi ve memurlar haklarına sahip çıkarken iktidar ve bölücülükten yana kurumlarla yan yana gelince nasıl eylemin haklılığına halel gelmezse, ailelerin eylemine gelmez.

HDP’li siyasetçiler “sırtımızı PKK’ye yaslıyoruz, HDP Öcalan’ın projesidir, Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” dediğine göre, siz olsanız çocuğunuzu kurtarmak için öncelikle kimin kapısında beklerdiniz?

HDP’nin PKK ile ilişkilerini vurgulayanlara hemen HDP'nin 6 milyon oy alan, yasal, meşru bir parti olduğunu hatırlatıyorlar. Oysa HDP’ye oy verenlerin “terörist” olduğunu söylemiyoruz. Kurum ile oy vereni ayrı tutuyoruz. Ancak bunca baskıya rağmen Kürtleri, Türk Milleti’nden, bayraktan, vatandan koparamadılar.

“O annelerin feryadının çözüm adresi, bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır” diyen siyasetçilerimiz var. HDP, PKK’ye militan sağlama partisi değil mi? Çocukların aklına giren PKK’yle iletişim kurup dağa yollayan devlet mi HDP mi?

Gerçekçi olalım. Analar, devlete mi HDP’ye mi başvursa evladını daha kolay alır? PKK ile devlet mi HDP mi iletişim kursa evlatlarını getirtebilir? Devlet, dağdaki çocuğu, PKK’den ricayla mı getirtecek!

Diyelim ki devlet, bu çaresizlikten propaganda üretiyor, sizlerin de o anaların yanında olup kendi propagandanızı yapmanıza engel var mı?

AKP’nin zaafiyeti ortada. “Sırtımı PKK’ye yaslıyorum” diyen bir partiye Avrupa’da izin vermezler ama AKP, HDP’yi kapatmıyor, hazineden para aktarıyor. Bu noktadan eleştirmek varken niye o analara "HDP’nin önünden çekilin” mesajı veriliyor?

Bu söylem, HDP’yi korumak değil mi?

3-5 kurum hariç, barolar, meslek kuruluşları, dernekler, sendikalar HDP'nin önünde çocuklarını kurtarmaya çalışan aileleri desteklemedi. Bunun önemli sebebi var:

1) Bakanların, iktidara yakın kurumların aileleri ziyaret etmesinin, ailelerin AKP tarafından yönlendirildiği fikri,

2) İktidara HDP ile gelinmesi planı olduğundan HDP'yi koruma kaygısı,

3) Aslında ailelerin yanında olmak isteyip de çeşitli partiler aileleri desteklemediği için, bu partilerden ikbal beklentisinden dolayı susması gerektiği anlayışı.

Azımsanmayacak oranda bir Atatürkçü, iktidara gelmede HDP’yi önemli güç gördüğü için, HDP’yi korumaya çalışıyor. AKP’nin Diyarbakırlı aileler üzerinden hesabı olabilir ama ailelerin yanında olmak kimseyi AKP’li yapmaz. Kaldı ki aileler nöbetleriyle iktidara HDP’ye karşı önlem alınması gerektiği mesajı veriyorlar. İktidarın acziyetini gösteriyorlar.

Bir eylemin esasını tespit etmeliyiz. Diyarbakır’daki analar, HDP’nin PKK olduğunu göstermeleri dolayısıyla Türkiye’ye fayda sağlıyorlar. Başkalarının da bu eylemden fayda sağlamaları esası; yani eylemin Türkiye’ye faydasına olduğunu değiştirmez ve eylemi haksız kılmaz. Diyarbakırlı analarla buluşması bölücülüğe karşı mücadelenin büyümesini sağladı. Bu, o ailelerin üzerinden fayda sağlamak isteyenlerden daha fazla yararı Türkiye’ye sağlıyor.

Çekingen davranmayalım, anaları destekleyelim.



Bu içeriğe emoji ile tepki ver