Zanka

myshoesinthecity

Instagram


myshoesinthecity

11 yıl önce bir bayram tatilinde yakın arkadaşım Özden`e “Bu bayramda Yunanistan`a gidelim mi?” der demez kabul görmüştü önerim. Nerden bilirdik dünyanın en sakin ülkelerinden biri olan Yunanistan`ın en şiddetli ayaklanmalarından birinin ortasına düşeceğimizi.

15 yaşındaki öğrenci Alexandros Grigoropoulos`un polis memuru tarafından öldürülmesi sonucunda tüm Yunanistan ayaklanmış, demokrasiye özgürlüğe ve insan haklarına bağlılıklarını bir kere daha kanıtlamıştı. Belki Atina ile tanışmak için en iyi zaman değildi ama bu tatil bize haklarının peşindeki Yunan gençlerine hayranlık kazandırdığı gibi Akrapolis`e bile çıkamadığımız için içimizi Atina`ya yeniden gelelim isteği ile doldurmuştu.

Sonraki yıllarda Atina`yı 14 kere ziyaret ettim. Çoğu ziyaretim Yunan Adaları tatilleri öncesinde, Pire limanına uğramak şeklinde olsa da pek de büyük olmayan bu şehrin altını üstüne getirdim.

Diğer Avrupa kentleri ile karşılaştırıldığında çok daha ucuz olan ve İstanbul`dan sadece 1 saatlik uçuşla ulaşılabilen şehir sonbahar aylarında bir hafta sonu tatili için biçilmiş kaftan. Atina`nın deniz kenarında olduğu ve Ekim ayında hala havaların sıcak gittiği düşünülürse denize bile girebilirsiniz.

Bu nedenle bu sefer Ekim ayı için Atina`da geçecek bir haftasonu programı yazmaya karar verdim.

Nerede kalınır

Tam bir turistik şehir olduğundan her bütçeye göre çeşit çeşit konaklama opsiyonu mevcut şehirde. Aşağıda kaldığım ve çok sevdiğim bazı Atina otellerini listeledim.

COCO-MAT ATHENS BC:

Coco Mat grubun Atina genelinde dört oteli var.

https://www.cocomatathens.com/

  • Coco-Mat Athens
  • Coco-Mat Athens Bc
  • Coco-Mat Athens Jumelle
  • Coco-Mat Hotel Nafsika

Benim kaldığım ve pek bir beğendiğim Coco-Mat Athens BC Otel`di. Akrapolis Müzesi`ne birkaç adım mesafede olduğundan sadece konumu için bile tercih edilebilir. Ancak misafirlerine tahsis ettiği bisikletlerden, Akrapolis manzaralı havuz ve terasına kadar birçok başka artısı da kalbimi çalmadı diyemem. Atina`da otel fiyatları döneme göre çok farklılık gösterdiğinden bu otel için standard bir fiyat belirtmek zor ancak Atina koşullarına göre orta pahalılıkta olduğunu söyleyebilirim. Bu otelde kalmaya karar verirseniz ve hava henüz serinlemediyse şehirde adımlamaktan şişen ayaklarınızı Akrapolis manzaralı havuz kenarında içkinizi veya kahvenizi yudumlayarak dinlendirmek isteyeceğinize hiç şüphem yok.

 

 

PERIANTH HOTEL

Atina`nın merkezinde Monastiraki Meydanı`na sadece 5 dakikalık yürüme mesafesindeki otelin bazı odalarından Akrapolis`in özellikle geceleri insanı büyüleyen manzarasını görmek mümkün. Benim şansıma da tam böyle bir oda düşmüştü. Odaları son senelerde moda olan retro modern karışımı bir yaklaşımla dekore edilmiş otelin tüm odalarında kahve makinası olması ise en takdir ettiğim özelliğiydi. Ayrıca otel çalışanlarının da inanılmaz kibar ve yardımsever olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. 

THE ZILLERS BOUTIGUE HOTEL

Monastiraki Meydanı`na sadece 300 metre mesafedeki otel yemek, içmek ve gezmek için gitmek isteyeceğiniz her yere yürüme mesafesinde olmanızı sağlıyacak butik bir otel. Ancak bu otelin asıl alemeti farikası terasında bulunan Akrapolis manzaralı ve ödüllü restoranı.

Eğer grup olarak seyahat edecekseniz Atina`da nefis dekore edilmiş birçok apartman dairesi bulmanız da mümkün. Zeytinyağlı Ege yemeklerinin eşlik ettiği uzolu muhabbet dolu sofralarda yemeğinizi dostlarınızla yiyip sonrasında dünyanın en iyi kokteyl barlarında bol kahkahkalı saatler geçirebileceğiniz Atina`ya arkadaş grubu olarak gelmek isterseniz en iyisi  www.airbnb.com veya www.booking.com dan bu dairelerden birini kiralamak olacaktır.

Bir kere kaldığım pek keyifli bir apartman dairesinin linkini de aşağı bırakıyorum.

NASIL GİDİLİR

THY ve Pegasus`un günde bir kaç seferi var ve uçuş yaklaşık bir saat sürüyor. Atina Havaalanı`ndan taksi otobüs ve tren ile şehir merkezine gelmeniz mümkün.

haftasonu PROGRAMı

Sabah uçağı ile Atina`ya vardıktan sonra pasaport işlemleri trenle şehir merkezine ulaşmanız 11 civarını bulacaktır. Otelinize eşyalarınızı bıraktıktan sonra şehri dolaşmaya başlayabilirsiniz.

Syntagma Meydanı`na vardıktan sonra öğlen yemeğini karar açlığınızı gidermek için sokakta satılan simitlerden yiyebilirsiniz. Yemek kültürleri bizimle son derece benzer olan sevgili komşumuz Yunanistan`da sokak simidi de mevcut. Bizimkinden daha sert olan bu simitlerin satıldığı sokak tezgahlarında içinde çikolata, peynir gibi dolgular olan başka unlu mamüller de satılıyor. Bunlardan zevkinize göre seçim yapıp hem atıştırıp hem de sokakları adımlamaya devam edebilirsiniz.

 

İlk hedefimiz Akropolis Müzesi. Metro ile gitmeyi tercih ederseniz “Acrapolis” durağında inmek yeterli. Yürüyerek gezmeyi tercih ediyorsanız kime sorsanız söyleyeceği gibi her “google map” aracılığıyla kolaylıkla bulabilirsiniz.

Ziyaret saatleri ve bilet ücretleri

Yaz sezonunda 1 Nisan-31 Ekim

  • Pazartesi:                                8.00-16.00 (son giriş 15.30)
  • Salı-Pazar:                             8.00-20.00 (son giriş 19.30)
  • Cuma:                                     8.00-22.00 (son giriş 21.30)

Tam bilet:        10 Euro        İndirimli bilet      5 Euro

Kış sezonunda 1 Kasım-31 Mart

  • Pazartesi-Perşembe:             9.00-17.00 (son giriş 16.30)
  • Cuma:                                     9.00-22.00 (son giriş 21.30)
  • Cumartesi-Pazar:                   9.00-20.00 (son giriş 19.30)

Tam bilet:  5 Euro        İndirimli bilet        3 Euro

Oldukça güzel düzenlenmiş bu modern müzeyi gezmeden dönmeyin derim. Atina genelinde birçok müze var. Benim gibi müze severlerdenseniz, Antik Yunan eserleri konusunda bir cennet Atina. Bu durumda Atina Ulusal Müzesini de gezmenizi tavsiye ederim. Ancak müzelere pek ilgim yok diyorsanız oldukça iyi organize edilmiş Akrapolis müzesinde bir saat geçirip genel bir fikir sahibi olabilirsiniz.

Müze ile ilgili fikir vermesi açısından müzenin linkini aşağıya bırakıyorum.

https://www.theacropolismuseum.gr/en

Müze sonrası Akrapolis`e tırmanmadan civardaki saklı bir cevher olan  Manhmanh`da öğle yemeği yiyin derim. Akşam yemeği için günler öncesinden rezervasyon yapmanız gereken bu minik restoranda öğlen yer bulmak çok daha kolay. Öğlen servisinde yemekleri yarım olarak da sipariş edebildiğiniz için daha çok yemek deneme şansınız da oluyor. Salatalar ve başlangıçların herbirinin akla zarar olduğu bu restoranda benim öncelikli favorim ‘twisted greek salad’ diye geçen yunan salatasının değişik bir yorumu olan ve içi peynir dolgulu kadayıf lokmaları ile birlikte servis edilen başlangıç. Restoran Akrapolis Müzesi`nin arkasına düşen bir sokakta sade bir binanın ikinci katında. Son derece sade bor dekorasyona sahip ve yemeklerin sunumları da dekorasyonu gibi olabildiğince sade. Ama kullandıkları malzemelerin kalitesi tazelği ile size asla unutamayacağınız bir öğle yemeği deneyimi yaşatacağına kuşkunuz olmasın.

http://manimani.com.gr/

Mükellef bir yemek ile karnınızı doyurduktan sonra artık Akrapolis`e tırmanmaya hazırsınız.

Atina şehir merkezine ayak bastığınız andan itibaren sürekli karşınıza çıkacak olan Akrapolis günün her saati farklı renklere bürünerek sizi kendisine hayran bırakmayı başaracaktır. Antik Yunan mimarisinin en önemli örneklerinden biri olan Akrapolis ismini yüksekte olan anlamına gelen “akro” ve şehir anlamına gelen “polis” kelimelerinden alıyor. Antik Yunan mimarisinde öncelikle tanrıların yaşayacağı yerler yani akrapoller yapılırmış ve akropollerin yüksekte olması hem askeri hem dini önem taşıyormuş.

Bizim Akrapolis olarak bildiğiniz görüntü aslında Akrapolis tapınaklarının en ünlüsü olan Parthenon’a ait. Dor düzeninde yukarı doğru daralan dev sütunlarla çevrili dikdörtgen bir yapı olan Parthenon Antik zamanda Atina halkı tarafından koruyucu Tanrıları Athena adına yapılmış ve günümüzde bütün sütunları ayakta kalmamış. Hristiyanlığın, Atina`ya gelişiyle kilise olarak kullanılmaya başlanılan yapı Osmanlı’nın şehri fethinden sonra da camiye çevrilmiştir. Osmanlı, yapıyı savaşlar sırasında cephanelik olarak da kullanmış ve yaşanan bir patlama yapının tahrip olmasına neden olmuştur. Restorasyonu 1975 yılından beri sürmektedir.

Ziyaret saatleri ve bilet ücretleri

  • Her gün      8.00-17.00

 

Kombine tam bilet:30 EuroÖğrenci kombine bilet15 Euro

 

  • Kombine biletler Akrapolis Dionysus Tiyatrosu Zeus Tapınağı ve Hadrian Kütüphanesine giriş içermektedir.

 

Sadece Akrapolis giriş bileti tam 20 Euro Öğrenci içinse 10 Euro

Akrapolis`e tırmanmak biraz meşakatli olduğundan rahat bir ayakkabı giymenizde fayda var.  Parthenon`unun bulunduğu tepeye tırmandığınızda susamış olacaksınız ancak yukarıda su bulunmuyor, bu nedenle biletleri aldıktan sonra giriş kapısının yanındaki otomatlardan su almayı unutmayın.

Akrapolis`i de ziyaret ettikten sonra Anafiotika`da biraz keyif yapmanın vakti geldi.

Anafiotika, Akropolis`in bulunduğu tepenin eteklerindeki şehrin ortasında Yunan adasındaymışsınız hissi yaşatan, Plaka bölgesindeki bir mahalle ve instagramda gördüğünüz çoğu Atina fotoğrafının da çekildiği yer. Beyaza boyalı evleri, evlerin önünü süsleyen saksılardaki çiçekleri ve tombul sokak kedileri ile her fotoğraf delisini baştan çıkaracak bir mahalle. Plaka sokaklarında kaybolmadan bu güzelliği bulabilmeniz için “google map”i kullanmanız yeterli olacaktır.

Anafiotika`da fotoğraflarda çekildikten sonra mahalleyi Plaka`ya bağlayan nefis sokak kahvelerinde bir türk kahvesi keyfi yapmanın da tam vakti. Yunanistanda bizim kahvemiz “gqreek coffee” diye geçse de türk kahvesi istiyorum dediğinizde de gülerek servis yapıyorlar.

Akşam yemeği için iki restoran önerim olacak ikisini de o kadar çok seviyorum ki aralarında seçim yapamadım.

Kuzina

Atina`nın kalbinde Adrianou Caddes`inde eski bir konağa yerleşmiş durumda Kuzina. Restoranın terasından güneş battıktan sonra ışıklandırılan Akrapolis`i izlemek ise gerçekten büyük bir keyif. Modern Yunan mutfağı konusunda ünlü olan şef Aris Tsanaklidis geleneksel Yunan mutfağını gastronomik yaratıcılık yeteneği ile birleştirerek benzersiz bir menüye imza attıyor. Gidin deneyin kesinlikle pişman olmayacaksınız.

https://www.kuzina.gr/en

BALTHAZAR ATHENS

Atina`ya yazın ya da havanın halen sıcak olduğu sonbahar aylarında gittiyseniz şehrin merkezinde kalmış birkaç bahçeden birine sahip 1897’den kalma eşsiz neoklasik bir binadaki Balthazar`ın bahçesinde bir akşam yemeği yiyin, derim. Restoran 1973'ten beri hizmet veriyor ancak son yıllarda mutfağı devralmış olan ünlü şef Christokoforos Peskias ile menü baştan aşağı yenilenmiş durumda. Modern dokunuşla yeniden yaratılan menüde geleneksel Yunan mutfağının Asya mutfağından egzotik dokunuşlarla yorumlandığı yemeklerden sushiye kadar birçok seçenek var. Yemek dışında da bahçesinde oturup birşeyler içebileceğiniz bir bara sahip olan mekana giderken biraz şık giyinmekte fayda var.
https://balthazar.gr/

Yemekler yenildi şimdi Atina gecelerine dalabilirsiniz. Dünyanın en iyi kokteyl barları listesine girmiş iki muhteşem bar sizleri şehrin göbeğinde bekliyor.

BABA AU RUM

Mütevazi görünümü ve dekorasyonundan beklenmeyecek lezzetteki özellikle rom bazlı kokteyleriyle ünlü Baba Au Rum saat 19.00`da açılıyor ve sabah 3`e kadar açık. Benim bardaki favorim ne çok tatlı ne de çok baharatlı kısacası bu iki lezzeti tam ayarında harmanlayan “Sipcy Baba”. Ancak barda o kadar güzel kokteyler var ki kendinizi birkaç saatin sonunda sayısız kokteyl tükenmiş halde bulabiliyorsunuz.

http://babaaurum.com/

THE CLUMSIES

2019 yılında dünyanın en iyi 6.barı seçilen Clumsies tam bir kokteyl cenneti. Yemek de yiyebileceğiniz şık mekanda kokteyleri seçerken kendinizi kaybedebilirsiniz. Daha önce adını bile duymadığınız, mekana özel birçok kokteyl mevcut. Bir kokteyl seçin gözünüzü kapatın ve lezzetini hissedin.

https://www.theclumsies.gr/

Gelelim ikinci günümüze bugün için birkaç farklı önerim olacak.

Otel dışında kahvaltı etmek isterseniz diye Atina`nın en iyi kahvaltı noktalarından birkaç tanesini aşağıda sıraladım.

PNIKA (pnyka)

Şehrin nüfusu en yoğun ama son derece güzel bölgesi Pagrati`de, KalImarmaron Stadyumu`nun gölgesine saklanmış Atina`nın en iyi fırınlarından birini bulabilirsiniz. 1981 yılında açılan Pnika en lezzetli beyaz peyniri kullanarak şehrin en iyi puf böreği ve turtalarını yapıyor. Harvard Üniversitesi fırının sahibini ununu değirmende nasıl öğüttüğünü ve ekmeği nasıl yaptığını anlatması için davet ettiği gibi bir de özel ödülle onurlandırmış. Kısacası Harvard Üniversitesi`nden ödüllü bir fırından birbirinden lezzetli puf börekleri yemek isterseniz güne Pnika`da başlayabilirsiniz. Giderseniz fırının başka bir uzmanlık alanı olan esmer somunlarından almayı da unutmayın.

 

VARSOS

1950`lerin başında açıldığı günden beri görünümünde bir değişiklik olmayan mekan şehrin gastronimik temel taşlarından birisi. Tüm eski tip Yunan tatlılarını bulabileceğiniz mekanın asıl alameti farikası ile Yunanlıların deyimiyle tsoureki bizim deyimimizle paskalya çöreği. Sabah yedide açılan mekanı ziyaret edip çeşit çeşit pastane ürünü ile kahvaltı edebileceğiniz gibi tüm gün de tatlı birşeyler yemek için ziyaret edebilirsiniz.

 

Mama Roux

Atina'daki en popüler brunch noktalarından biri olan bu şirin küçük mekan, şehrin tam kalbindeki yaya caddesi Aiolou`de. ABD’de doğup büyüyen Mama Roux’un sahibi California ve New York`tan gördüğü dünya lezzetlerini bir arada sunan mutfak anlayışını benimsemiş ve Arap mutfağından Hint mutafağına kadar birçok etnik sokak lezzetinin sunulduğu bir mekan yaratmış. Sadece brunch için değil tüm gün uğranabilecek mekanın fiyatları oldukça uygun. Ve kokteyl bile servis ediyorlar. Monastiraki metro istasyonunda inerek kolayca ulaşmabileceğiniz mekanda özellikle Ruby pankek ve Egg Florentine yemenizi öneririm.

Nice ‘n’ Easy

Tabii ki kahvaltının lezzetli olması gerekiyor, bir Türk için bunun aksi düşünülemez. Ama lezzetli diye illaki sağlıksız olması da gerekmiyor. Nice ‘n 'Easy her pazar gorganik, tarladan masaya getirdiği malzemelerle hazırladığı brunch ile bunu kanıtlıyor. Atina`da Kolonaki ve Kifissia'da iki şubesi bulunan bistronun mutfağı dışında bir başka ilginç yanı da duvarları posterleri süsleyen önemli kültürel figürlerin menüdeki yemekleri ismiyle eşleşiyor oluşu. Brunch sadece pazar günleri servis ediliyor ancak her gün kahvaltı bulmak mümkün.

https://niceneasy.gr/en/

Kahvaltı sonrasında gününüzü Atina içinde değerlendirmek isterseniz, gezinize meclis binasından başlayabilirsiniz. Meclis önündeki askerlerin nobet değişimlerine denk gelirseniz çok hoş fotoğraflar çekebilirsiniz. Parlemanto binasından aşağıya doğru baktığınızda şehrin ana meydanı olan Syntagma Meydanı`nı göreceksiniz. Meydan boyunca yürüyüp Ermonu Caddesi`ne ulaşırsınız. Atina`nın trafiğe kapalı ana alışveriş bölgesi olan caddede lokaller gibi elinize bir frappe alarak yürüyün.

Yolunuzun üzerinde büyüklü küçüklü kiliseler göreceksiniz. Ortadoks kiliseleri inançları gereği Katolik kiliselerine göre çok daha sade oluyor. Ancak fikir edinmek adına en azından birini ziyaret edebilirsiniz.

Monastiraki Meydanı`na doğru yürürken yol üzerinde dışarı masaları atılmış bazı tavernalar göreceksiniz. Sıralı olarak üç dükkanı olan Bairaktaris ise benim favorim.

1879 yılından beri aktif halde olan Bairaktaris, Atina‘nın en eski tavernalarından birisi. Yunanistan’da tavernalar genellikle aile üyeleri tarafından işletiliyor ve mutfağında veya servis kısmında muhakkak aile üyeleri bulunuyor. Bairaktaris de bu özelliği taşıyan tavernalardan ve isminden de anlaşılacağı üzere Bayraktaris ailesi tarafından işletiliyor. Bairaktis`in süprizi ise en baştaki dükkanlarındaki Türkçe konuşan Niko Bey. Bu nedenle Yunan müzikleri eşliğinde geleneksel yemekleri tadmak istiyorsanız bu dükkanda yer ayırtın ve Niko Bey`in tatlı şivesi ile size vereceği tavsiyelere kendinizi bırakın. Akşam yemeği tabi ki daha keyifli olacaktır ama malum turistlik kısıtlı zaman öğlen yemeği için 12.00-14.00 arasında giderseniz yine de canlı müzik dinleyebilirsiniz.

https://www.bairaktaris.gr

Bu bölgede yemek yiyebileceğinz bir başka emektar taverna da O Thanasis. Bizim deyişimizle döner Yunanlıların deyişi ile gyros`u denemek isterseniz porsiyon olarak yey’ terc’h ederseniz porsiyonların baya büyük olduğu önceden belirtmek isterim. O yüzden benim tercihim ya bir porsiyonu iki kişi paylaşmak ya da pide arası gyros yemek oluyor.

Monastiraki Meydanı`na vardığınızda bit pazarı olarak anlandırılan sokağın girişini göreceksiniz. Burayı gezebileceğiniz kendinizi Plaka`ya atıp ara sokakları turlayıp, fotoğraf çekip, sokak kahvelerinde oturabilirsiniz.

https://othanasis.com/

Şehir merkezinde ziyaret edebileceğiniz bir başka bölge ise Atina`nın Nişantaşı`sı olarak niteleyebileceğimiz Kolonaki. Kolonaki`ye parlemanto binasının arkasından 20 dakika gibi bir süre yürüyerekulaşabilirsiniz.

Buraya geleceğiniz saatleri gün batımına denk getirirseniz biraz meşaketli bir yolun sonunda sizi Lycabettus Tepesi`ne çıkarak teleferiğe ulaşırsınız. Tepenin doruğunda bir bazilika var ve önündeki terastan gün batarken göreceğiniz kızıla dönmüş panaromik Atina ve Akrapolis manzarası sonrasında bu yokuşları çıktığıma değdi diyeceksiniz, eminim.

Atina`da olduğunuz dönemde hava sıcaklığı halen denize girilebilecek gibiyse o zaman bu şehrin Ege Denizi kenarında olduğunu ve şehrin içinde toplu taşıma ile bile ulaşabileceğiniz plajlar olduğunu unutmayın. Benim pek sevdiklerimden üç tanesini sırasıyla aşağıda;

AstIr Beach Club

Yunanistan'ın en seçkin plaj kulüplerinden biri olan Astir Beach, Atina merkezine 20 km mesafade Laimos Yarımadası`nın kristal mavi sularında 300 metre sahil şeridi üstüne kurulu. Biraz pahalı bir beach club ancak sunduğu hizmet kalitesi düşünüldüğünde bu ücretin makul olduğunu da belirtmek gerek. Deniz kenarında masaj keyfinden, tasarım butiklerine ve finedining restorana kadar birçok aktvitenin olduğu beach cluba giderek bir Avrupa başkentinde lüks bir deniz keyfi yaşamayı tecrübe edebilirsiniz.

https://www.astir.gr/beach/

FOTO 23

Asteras Beach – Balux & the House Project

Şehir merkezine 14 kilometre mesafedeki Glyfada`da bulunan plajın en iyi yanı tramvay ile bile gidilebiliyoroluşu. Giriş ücreti karşılığında şezlong ve şemsiye hizmeti verilen plajın self-servis restoranı ve 3 barına giriş ücreti ödemeden girilebiliyor. Bu nedenle yüzmek istemiyorsanız bile deniz kenarında bir gün geçirmek isterseniz harika bir seçenecek olacağını söyleyebilirim.

https://www.asterascomplex.com/

KRABO BEACH

Ege Denizi kenarında tarz ve şık bir plaj günü geçirmek isterseniz Zoska Körfezi'nde, Kavouri'nin zengin banliyösinde yer ala Krabo beach clubın plaj barı ve restoranında yeme içmenin tadını çıkarabilirseniz. Atina'nın en tarz kitlesini görebileceğiniz mekanda bir gün geçirmek isterseniz rezervasyon yapmyı atlamayın. 

https://concierge.themargi.gr/swim/krabo-beach/

LAKE VOULİAGMENİ

Güzel havalarda ziyaret edilebilecek gizli bir Atina hazinesi de Atina`ya arabalyla yarım saat uzaklıktaki Vouliagmeni Gölü. Buraya araba kiralayarak gidebileceğiniz gibi, toplu taşıma ile gitmek isterseniz Sytagma`da duran Sounıo`na giden KTEL otobüslerine binebilirsiniz.  Ayrıca buraya gelmenin bir başka yolu da metro ile Elliniko`na gidip ordan 122 numaralı Saronida Ekspresine binmek. Şehir merkezinden taksi ile yaklaşık 20 euroya göle ulaşmanız da mümkün.

 

Yeraltı suları ve deniz suyuyla aynı anda beslenen gölün tuz ve mineral bakımından zengin su kombinasyonunun yüzerken cildinizde bıraktığı  ipeksi his sayesinde sıradışı bir yüzme deneyimi yaşayabilirsiniz.

Vouliagmeni Gölü, su sıcaklığı 25 derece olduğundan yılın her döneminde yüzmeye uygun.  Gölün çevresinde güneşlenme imkanı veren plaj sandalyelerinin yanı sıra restoran ve bir de cafe mevcut.

Onu da ekliyim bunu da ekliyim derken yazım almış başını gitmiş. İyisi mi ben yazıyı burda bitereyim. Yazımı okuyup Atina`da minik bir tatil yapmak isterseniz her türlü sorunuzu bana instagram hesabımdan ulaşasarak sorabilirsiniz.

Haydi kalın sağlıcakla.



Bu içeriğe emoji ile tepki ver
621