Zanka

Elif Karakaya

Twitter Instagram


Elif Karakaya

Birkaç sene önce bu yazıyı bir yerde okumuştum. Beni günlerce düşündürmüştü. Ne çok şey anlatıyordu ve korkutuyordu. Gerçekten olabilir miydi ? Şimdi hemen aklınıza gün geçtikçe üretilen robotlar ve robotların ileride dünyayı ele geçireceği efsanesi geldi değil mi? Benim ise bu hiç aklıma gelmedi. Ben tamamen özümüzü, yaradılışımızı varlığımızın sebebi olan maneviyatımızı düşündüm. Sonra zamanda yolculuk yaptım kendi hatıralarıma , geçmişime. Tebessüm oluştu yüzümde. Demek ki ben insan kelimesini taşımış, yaşamış ve yaşatmış insanlarla büyümüşüm, onlara rastlamışım.

Ancak son yıllarda, bende bir sorgulama olmaya başladı. Hepimizin verdiği yaşam mücadelesi içinde hayal kırıklıklarının, şaşkınlıkların ne kadar arttığını farkettim. Hepimizin bir HİKAYESİ var ve bu hikayeyi güzel yazmak, yaşamak için mücadele veriyoruz. Dinimizin, dilimizin, rengimizin önemi yok klişesi, lafta her yerde var. Kimle konuşsan herkes böyle düşündüğünü söyler. Doğruluk payı var tabi. Eski devirlere göre günümüz dünyasında düzelmeler var bu konuda. Lakin bana göre ciddi bir cimrilik var. Yeryüzü bolluk içinde. Kainat her gün biraz daha cömertleşirken bizim ruhlarımızda cimrilik ve daralma artışı var. Neler mi ? Aşk’a olan inancımız kayboluyor. Bu da sağlıklı, düzgün bir birlikteliği engelliyor. Bir aile olmayı ve hatta çocuk sahibi olma isteğini bile etkiliyor. ‘ Bu dünyaya çocuk mu getirilir. Baksana hale’ sözlerini çok duyar oldum. Belki sizde şimdi bu satırları okurken bende diyorsunuzdur. Paranın gücü aile bağlarını dahi bozuyor. Can, cana düşman olur hale geliyor. Akrabaların varlığı eskisi gibi lezzetli güven çemberi olmaktan çıktı çıkıyor. Yük gibi görünmeye başladı. Dost kelimesi sanki önümüzde ki yıllarda lugatta ki yerini kaybedecek gibi. Arkadaşlıklar saf ve paylaşım ortaklığı yerine ( kağıt üstünde olmayan menfaat ortaklıklarına )dönüşmeye başladı. Hal böyleyken, kendine faydası olmayan kişilerle yakın olmak, zaman geçirmek hatta evlerimize davet etmek gibi bir gönül güzelliğimizde kayboluyor. Diyeceksiniz ki bırak etrafı elalemi şimdi insanoğlu anasını babasını unutur, ihmal eder hale geldi. Doğru. Git gide içimiz küçülüyor. Para yoksa yardım Yok. Şöhret ve popülerlik yoksa arkadaşlık Yok. Gücün yoksa sofraya bile davet Yok.

Elin gavuru’ diye başlayan ahkamlarımız eksik değil ancak bizim bize yaptığımızı gavur gavura, hatta bize bu kadarını yapmazken biz niye birbirimizi sevemiyoruz? Sevgi bu dünyada olmazsa çöle döner bu yeryüzü. Birazda Gönül lüksüne dikkat etsek. Mesela telefonumuzun markası yerine yüreğimizi marka olarak kullansak. Üstlüğümüze giydiğimizin markasıyla sohbetimiz yapılacağına dilimizin, yüreğimizin güzelliği marka olsa. Para kazanalım. Lüks yaşayalım. Her şeyin en güzelini yiyelim içelim gezelim ama özle. Sözle değil. Birbirimize tutunursak, sarılırsak büyürüz. Mutlu sonlar hep filmlerde oluyor demeyiz. Şikayetlerimiz bir çabalarımız bir değil. Hepimiz şikayetçiyiz masa sohbetlerinde zira işi uygulamaya getirdiğinde kimse Yok etrafta. Herkes çok meşgul. Tıpkı kitap okuyamama bahanesi gibi. İnsanlar öldüğünde bence sadece vicdanlarının defteriyle gidiyorlar ahir aleme. Bir söz var ya ; MAL DA YALAN MÜLKTE YALAN. VAR BİRAZ SENDE OYALAN Bizler maalesef bu anlatımı katiyetle anlamıyoruz. Bizler derken dünya insanlarının çoğunu kastediyorum. Aksi takdirde savaşlar, terör, açlık, vs olmazdı. Bölünemeyen mal, mülkten dolayı kardeş kardeşe küser, akrabaya düşman olur haldeyiz. Niye? Yetim hakkı, kul hakkı korkusu kaldımı hakikaten ?

Vicdan, kişinin kendi Kabesidir. Önce orayı tavaf etmeliyiz.

 

Etrafınızda birileri yeni bir şeyler yapmak istediklerinde destek verin. Hele olsun bir yürüsün göreyim sonra bakarım mantığının adı destek değil. O nedenle bu yeni oluşuma bu güzel insanlara ilk adımlarında seyircileri olduğumu hissettirmek istedim. Gönlü güzel olan herkesin her daim düşüncesi görüşü ilkesi inancı Ne olursa olsun yanında olurum. Bazen sohbetimle,bazen kalemimle, bazen varlığımla bazen sesimle. Yani elimden gelen ne ise.

 

Her zaman dediğim gibi” İnsanların kalbine konuşun . Kalbe konuşmak mucizeler yaratır”

 

ELİF KARAKAYA



Bu içeriğe emoji ile tepki ver
8