Zanka

Bir paltoya tutuyor beş bin lira veriyorsun. Lüksün sonu yok. Tıpkı tiryakilik gibi bir kere başladığın vakit sonu gelmiyor. Mabadını silip attığın tuvalet kâğıdına varana kadar pahalı olsun ama kokulu olsun dört kat olsun çiçekli olsun diye kıstaslar koyuyorsun. Altı üstü tuvalet kâğıdı, nerde kullanacağın baştan belli.

 

Mobilyalar fakir bir mahalledeki eski bir apartman dairesinin fiyatı kadar. Arabanın bilmem kaç beygir gücünde olması katiyen çok önemli. Sırf vergisi bir garibanın bir yıllık mutfak masrafı.

 

Ha diyeceksiniz ki: ‘’Parası var, istediği gibi harcar.’’ Harcar tabii kim karışabilir buna fakat insani bir yaşam tarzı mıdır, tartışılır.

 

İlk başta, bir paltoya hiç düşünmeden, son derece rahat bir şekilde, suçluluk bile duymadan binlerce lira verebilen bir insanın karakterinden şüphe ederim.

 

‘’Hadi canım! Amma abarttın, üretimin devam etmesi, dolayısıyla ekonomi çarklarının dönmesi açısından bu paltoyu alan kişi sevap bile işlemiş olabilir.’’ diyeceksiniz.

 

Peki, bu insan bu kadar pahalı bir paltoyu alırken hiç mi mahcubiyet hissetmiyor? ‘’Ben şuncacık çaputa devasa paralar verirken, günde bir öğünle yaşamaya çalışan insanlar var’’ demiyor?

 

‘’O bir öğün yemekle ayakta kalmaya çabalayan insanla benim aramda ne fark olabilir ki? Dünyanın akıl almaz kaosu onu bir lokma ekmeğe muhtaç yaşamaya mahkûm ederken, ben sefa içinde bir hayat sürüyorum. O, doğduğu andan itibaren kördüğüm olmuş talihsizliklerle mücadele ederken, şans benim yüzüme hep güldü’’ diye aklından geçirmiyor.

 

Eli titremeden lüks harcamalar yapan, basit bir hayat yerine debdebeyi, şaşaayı tercih edenlerin karakterinde zafiyet aramak hakkımdır.

 

Sadece bencil bir hayat sürdükleri için değil, lüks denen hastalığı toplumun her kademesine yaymakta başrole sahip oldukları için.

 

Sosyal medya aracılığıyla insanlar birbirlerinin hayatlarını gözler oldu. Bir zengin bu yolla lüks yaşamını büyük bir haz duyarak herkese ilan edebiliyor. Pahalı yaşam merakı öyle bir illet ki salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor.

 

Tutuyor, orta halli geçinen bir aile de pahalı telefonlara, giysilere, mobilyalara merak sarabiliyor. Daha sonraki gelişmelerin içinden çıkılmaz sarmalını anlatmaya lüzum var mı? Ayranı yok içmeye tahterevalliyle gider hacet etmeye.

 

Fakirlik hor görülüp zenginlik yüceltildiği müddetçe kimse niçin bu kadar sonradan görme var, niçin insanlar ilişkilerini menfaatleri doğrultusunda inşa ediyor diye şikayet etmesin. Zengin olsa da normal bir yaşam süren kişi, ağır davranış bozukluğu söz konusu olmadığı sürece gün gelecek imkânlarını paylaşmak isteyecek, yardıma muhtaç insanlara el uzatacak. Pahalı bir palto giymeyi, ayağı çıplak bir çocuğu giydirmeye tercih edecek. İnsani olan budur.




Bu içeriğe emoji ile tepki ver
43